Yapay zekâ, dil konusunda yeni bir eşiği geçti. UC Berkeley ekibinin ortaya koyduğu bulgulara göre OpenAI’nin o1 modeli, karmaşık dilbilimsel analizlerde insan uzmanlarıyla başa baş ilerliyor. 120 zorlayıcı cümlede kurduğu sözdizim ağaçları ve çok anlamlı ifadeleri doğru çözmesi, “AI dil hakkında gerçekten düşünebilir mi?” sorusunu artık daha somut yanıtlarla gündeme taşıyor.
İnsan seviyesinde çözümleme ne anlama geliyor?
Model, “unlockable” gibi iki anlamlı kelimeleri bağlama göre doğru ayırabiliyor; “Eliza wanted her cast out” cümlesindeki yapısal belirsizliği de dilbilimciler gibi katman katman çözümlüyor. Daha da çarpıcısı, “center embedding” olarak bilinen iç içe geçmiş özyinelemeli yapılarda doğru sözdizimsel ağaçlar kurması. Üstelik araştırmacıların tasarladığı 30 hayali dildeki ses değişim kurallarını, herhangi bir ek eğitim olmadan sezgisel biçimde tespit etti. Kısacası insan uzmanlarıyla eşdeğer performans artık yalnızca bir iddia değil, deneysel bir sonuç.
Bu, makinelerin “dil üzerine düşünme” eşiğine yaklaştığını gösteren nadir bir an.
Eski tartışmaya yeni yanıt
Noam Chomsky’nin “modeller büyük veride marine olarak dil öğrenemez” itirazına meydan okuyan çalışma, Gašper Beguš liderliğinde yürütüldü ve 3 Haziran 2025’te IEEE Transactions on Artificial Intelligence’da yayımlandı. Bulgular, metadilbilimsel yeteneklerin artık sadece insanlara özgü olmadığını ve OpenAI’nin o1 modelinin sözdizim ile sesbilgisi arasında akıl yürütebildiğini gösteriyor. Uzmanlar, bu yetkinliğin araştırma ve ürün geliştirmede hızla standart hâle gelebileceğini söylüyor.
Önümüzdeki adım, bu kapasitenin güvenli, şeffaf ve denetlenebilir şekilde gerçek dünyaya aktarılması: daha iyi çeviri sistemleri, dil öğretimi araçları ve klinik dil çözümlemeleri kapıda. Ancak beklentileri abartmadan, sınırları titizlikle ölçmek gerekiyor. Bu gelişme, insanla makine arasındaki dil köprüsünde yeni bir sayfayı çeviriyor; küçük ama belirleyici bir insan izi bırakıyor.
Yorumlar(0)