Türkiye, sınıflarda yapay zekâyı hızla somut adımlara dönüştürüyor. Mart 2025’te kurulan Yapay Zeka ve Büyük Veri Dairesi’nin ardından Haziran 2025’te 2025-2029 dönemini kapsayan politika belgesi yayımlandı. Belge; ‘Eğitimde Yapay Zekâ Kültürü Oluşturmak’, ‘Öğretim Programlarında Yapay Zekâ Alanını Artırmak’, ‘Eğitimde Yapay Zekâ Destekli Yönetim ve Karar Alma Mekanizmasını Desteklemek’ ve ‘Teknoloji, Altyapı ve Veri Analitiğini Güçlendirmek’ başlıklarında toplanıyor. Dört hedef, 15 politika ve 40 eylem; üstelik bunların 17’si bir yıl içinde tamamlanacak. Amaç net: öğretmenin iş yükünü azaltmak, öğrencinin öğrenmesini kişiselleştirmek ve veriye dayalı kararları güçlendirmek.
Sınıfta Yapay Zekâ: Hızlı Başlangıç
Planın sınıfa yansıması şimdiden hissediliyor. Açık uçlu soruların yapay zekâ ile notlanması, ders planlarının dakikalar içinde hazırlanması ve ölçme-değerlendirmede tutarlılık, yeni normalin habercisi. Yönetim tarafında ise veri analitiğiyle okul ve ilçe düzeyinde daha hızlı karar alma hedefleniyor. 40 eylemlik yol haritası, etik standartlardan teknik altyapıya uzanan bütüncül bir dönüşüm öneriyor. Kısacası tempo yüksek.
Etik Adımlar ve Öğretmen İçin Kılavuz
Bu dönüşümün fren pedalı da hazır: 22 Ekim 2025’te yürürlüğe giren Millî Eğitim Bakanlığı Yapay Zekâ Uygulamaları Etik Kurulu Yönergesi, kurumlarda temel ilkeleri zorunlu kıldı. 2 Şubat 2026’da devreye girecek YAZEK (Yapay Zekâ Uygulamaları Etik Beyan Sistemi) ile öğretmenler, bir aracı kullanmadan önce etik beyan formu dolduracak; böylece şeffaflık ve hesap verebilirlik kayıt altına alınacak. Öte yandan 2025’te yayımlanan “Yapay Zekâ ve Eğitim: Öğretmenler İçin Uygulamalı Prompt Mühendisliği ve Üretken Araçlarla Yenilikçi Öğrenme Stratejileri” rehberi, metin, görsel, ses, müzik ve video için 8 komut formülü sunuyor. Bir anlam molası: Teknoloji, öğretmenin yanında, yerine değil.
Önümüzdeki süreçte, kişiselleştirilmiş öğrenme, otomatik notlandırma ve veri destekli yönetim kararları daha görünür olacak. Uzmanlar, 2026 boyunca uygulamaların yaygınlaşacağını, başarının ise etik çerçeve, veri yönetişimi ve sürekli öğretmen eğitimiyle ölçüleceğini belirtiyor. Bu hikâyenin sonu değil; sadece yeni bir bölümün başlangıcı.
Yorumlar(0)