TRAPPIST-1’in sıkışık ötegezegen ailesi, 2025 sonlarında yapılan simülasyonlara göre ay barındırabilir; ama bir şartla: Bu uydular hem çok küçük olacak hem de gezegenlerine neredeyse yapışık kalacak. Komşu dünyaların ortak çekimi, kararlı yörüngeleri öyle daraltıyor ki, “dev aylar” hayal gibi görünüyor. Yine de bu olasılık, özellikle yaşanabilir bölgede yer alan TRAPPIST-1e için merakı körüklüyor.

TRAPPIST-1’in yedi gezegeni minik uyduları gerçekten saklayabilir mi?

Kararlılığın dar penceresi

Yeni modeller, ayların güvenli bölgesinin yaklaşık Hill yarıçapının %40–45’i ile sınırlı olduğunu gösteriyor. Hill yarıçapı, bir gezegenin çevresinde çekim hâkimiyetini kurabildiği alanı tanımlar; TRAPPIST-1 gibi çok gezegenli, sıkı paket sistemlerde bu alan komşular tarafından budanıyor. Böylece kararlılık penceresi, pratikte yalnızca minik uydulara kalıyor.

Shubham Dey ve Sean Raymond’un Aralık 2025’te arXiv’de paylaştığı hesaplamalar, milyarlarca yıl ayakta kalabilecek uyduların üst kütlesini 10^-7–10^-9 Dünya kütlesi aralığına koyuyor. Yani, söz konusu “aylar” büyük ihtimalle asteroit boyutunda ve gezegenlerine çok yakın turlamak zorunda.

Kısacası: varsa, çok küçükler.

Neden önemli, nasıl bulacağız?

TRAPPIST-1e gibi yaşanabilir bölgede duran bir gezegenin minik uyduları, geçiş verilerinde ince zamanlama sapmaları yaratabilir ve gezegen atmosferine dair dolaylı ipuçları sunabilir. Ancak 2025 sonu itibarıyla mevcut teleskoplar, bu kadar uzak ve küçük hedefleri doğrudan seçebilecek hassasiyetten çok uzakta. Bu da keşfi, sabırlı ve uzun süreli kampanyalara bırakıyor.

Sonuç olarak tablo net: TRAPPIST-1’de ay ihtimali masada, fakat alan dar ve kurallar sert. Gelecek yıllarda daha hassas zamanlama ölçümleri ve yakın kızılötesi gözlemler bu resmi keskinleştirebilir. Bu gelişme, yıldızına sıkı sıkıya bağlı bir sistemde bile doğanın sürprizlere yer bıraktığını hatırlatıyor.